|
|
|
Derya BAYKAL / Diyabetli Ünlüler

Hastalığı tiyatro oyunu değil
gerçek
Derya Baykal Şensoy, diyabetli olduğunu geçen yıl üst üste
sıkıntı yaşadığı bir dönemde aniden başgösteren belirtilerle
öğrenmiş. İlk dönem depresyona girmiş, ensülin iğnelerini
gizli gizli yapmış. Tiyatro oyuncusu Derya Baykal Şensoy da
geçen yıl diyabetliler kervanına katılmış. Sanatçı,
hastalığının hikâyesini şöyle anlattı:
Hastalığınızı ne zaman öğrendiniz?
Geçen sene mayıs sonu gibi bazı sorunlar üst üste geldi.
Ferhan'ın (Şensoy) ayağı kırıldı, tiyatroya ara verdik,
üzüldüm. Sonra kendimde bazı rahatsızlıklar hissedip doktor
doktor gezdim. Çarpıntı oluyor, uyuyamıyordum. Çok
halsizdim. Ama bir yandan hayatımı devam ettiriyor, vitamin
alıyor, vücudumu zorluyordum. Birdenbire giysilerim
bollaştı. Aslında giysilerin bollaşmasına seviniriz. Tabii,
ben de sevindim, ne güzel zayıflıyorum diye. Ama derler ya
her şeyin sağlıklısı olsun. Bu arada çok susuyorum, devamlı
kola, su, ice tea içiyorum. Normalde de hiç içmem bu tip
şeyleri. Hastaneden çıktım, gözlerim görmüyor. 10 metre
ilerideki tabelayı okuyamıyorum. Göz doktoruna gittim. Dedi
ki 'Bu yaşta böyle birdenbire uzağı görememe gibi bir göz
bozukluğu olmaz. Tiroid ve şeker testi yaptırın'. Yaptırdım,
şekerim çok yüksek çıktı. Bunu öğrendikten üç dört gün sonra
turneye çıktık. Önce Ankara'da doktorlar tetkikler yaptı.
'İnsülin'i duyunca yıkıldım'
Tedaviye önce ilaçla başladım. Moralim çok bozuktu. 'İnsüline
geçeceksin, ilaç yetmiyor' dediklerinde daha beter bir yıkım
oldu. Çünkü insülinin ne olduğunu da çok iyi bilmiyordum.
Panik oldum ve çok üzüldüm. Nasıl becereceğim, nasıl
ayarlayacağım. Ondan sonra büyük bir bunalım devri başladı.
Üstelik kan şekeri düzeyi düzene girmedi, ben internette
araştırmaya başladım. Dünyada ne yapılıyor, nasıl tedavi
olur, insülin nedir, iğne nasıl yapılır, araştırdıkça daha
da panikledim. Her gün ağlıyordum. Hastalığımı kimseye
söylemiyordum. İnsülin iğnemi tuvalette yapıyordum.
Neden gizleme ihtiyacı duydunuz?
İğne yapmanın yanlış yorumlanabileceğini düşündüm.
Uyuşturucu kullanıyorum zannederler sandım. Bu korku
herkeste de olabilirmiş. İğnemi tuvalette yapıyordum. Oysa
bu çok tehlikeli. İlaç tesir edince hemen yemek yemek lazım.
Nitekim Uludağ'da böyle bir hipoglisemi yaşadım, ölümden
döndüm. Çünkü iğneyi odada vurup aşağıya indim. Yemekle
arada geçen süre uzundu. İğne hızla tesir ediyor, sofrada
enjekte etmem gerekirdi. Bunları artık aştım. Her yerde, her
şartta iğnemi yapıyorum.
Eskiden 3'e kadar bir şey yemezdim
Hastalık sizi nasıl etkiliyor?
Her şeyden çok çabuk etkilendiğim için iniş çıkışlar
gösteriyor. Bunları da bilmiyordum başlangıçta. Müthiş bir
depresyon geçirdim. Psikolojik olarak profesyonel yardım
almam gerekiyordu. Mesela uçağa biniyorum, acaba burada
şekerim düşerse ben ne yaparım diye düşünüyorum, zaten bunu
yaşadığım anda şekerim anında düşüyor. Şimdi bunun için
neler yapmam gerektiğini biliyorum. Mesela derin nefes
alıyorum, o anda düşüncemi başka yöne kanalize ediyorum,
kendimi sakin olmaya ikna ediyorum.
Bu kadar yoğun çalışırken düzenli
beslenebiliyor musunuz?
Yanıma mutlaka meyvemi, diyet bisküvimi, galetamı,
peynirimi, ilaçlarımı, iğnelerimi alırım. Böyle özel bir
bagajım var. Çok organize bir insan olduğum için bütün
bunları düşünüp dışarı çıkıyorum. Çevremdeki herkesi
bilinçlendirdim, şekerim düşerse bana bu iğne yapılacak
diye. Bir de başlangıçta bu konuya çok yoğunlaşmıştım.
Düşündükçe, üzüldükçe şekerim düşüyor, düştükçe üzülüyorum.
Artık çok rahatladım. Kızımın en yakın arkadaşlarından biri
diyabet hastası. Bu sıkıntıları başkalarının da
yaşayabileceğini düşünerek paylaşmak istedim. Şimdi
tiyatroda oyunlarımı oynuyorum, dizi çekiyorum, çok fazla
düşünmeyerek, ama tedavinin tüm gereklerini yerine getirerek
hastalığın üstesinden geldim. Ama ben bunu bir senede
başardım. Yeni hastalanan insanlarda da aynı sorunlar
olacaktır. Panik yapmasınlar, hallolmayacak bir şey değil.
Mutlaka iyi bir doktora gitmelerini, ayrıca profesyonel
psikolojik yardım almalarını öneriyorum.
Hayatınız nasıl etkilendi?
Arkadaşlarla buluşurduk, öğlenleri yemeğe giderdik. Sonra o
yemekleri nasıl yiyeceğim, bana dokunur mu, iğnemi nasıl
yapacağım diye düşünmeye başladım. Şimdi kendime göre her
yerden bir şey bulup seçiyorum. Şunu yersem, şunu yemem,
ayarlıyorum, icabında bir öğün kebap yiyorum.
Siz Tip 1 diyabetli misiniz, yoksa
Tip 2 mi?
Benimki Tip 1 diyabet. Günde beş kez insülin iğnesi
yapıyorum. Ama hiç zor gelmiyor. Hiçbir şeyin de eksikliğini
hissetmiyorum. Meyvemi yiyorum, özel tatlandırıcıyla diyet
tatlımı yapıp yiyorum, ama sürekli önlemim var. Yanımda hep
meyve suyu taşırım. Geçen akşam bir yere yemeye davetliydim.
Otomobilden inmeden şekerimin düştüğünü hissettim. Hemen
meyve suyumu içtim, dengeledim, öyle gittim. Yoksa kötü
olurdum. Aşırı heyecanlarda da şekerim düşüyor veya çıkıyor.
Televizyonda duygusal bir film izliyorum, şekerim hemen
400'e fırlıyor. Kendi kendime terapi yapıyorum. El işleriyle
uğraşıyorum. Son uğraşım, bu kurs. Burada hem kurs
öğretmenim hem arkadaşım olan Hafize Manav'ın
öğrettikleriyle kendi bilgilerimi birleştirerek ortaya güzel
bir şeyler çıkarıyorum. Bu da beni hem mutlu ediyor, hem de
her şeyden uzaklaştırıyor.
Ailenizde diyabetli var mı?
Hayır yok. Ben hastalığımın nedeninin daha çok sinirsel
olduğunu düşünüyorum, son zamanlarda biraz fazla kilom da
vardı. Sonra zayıfladım ama şimdi yine biraz kilo aldım.
Dolu dolu yemezsem, yaptığım iğnenin dozu az ya da çok
geliyor. Okuyucularınıza bir şeyi önermek istiyorum. Lütfen
herkes düzenli beslenmeye özen göstersin. Ben eskiden öğlen
3'e kadar hiçbir şey yemezdim. Metabolizmanızı bozdunuz.
Evet, metabolizmam bozuldu. Bir kahve içerdim, kahvaltı
etmezdim. Saat 3'te açlıktan elim ayağım titrerdi, bir lokma
bir şey yerdim. Sabah kahvaltısı çok önemli. Düzensiz
beslenme beni olumsuz etkiledi. Oyun öncesi bir şey
yemezdim. Şimdi yiyorum, oyun sırasında da her yerde meyve
suyum var. Çok üzüldüler ama onları da hazırladım. Şekerim
düşüyor dediğim anda hemen bana yemek hazırlayıp getirirler.
Onlara şekerim düşerse ne yapmaları gerektiğini, iğne
yapmayı öğrettim. Kızımın arkadaşı diyabetli olduğu için
ondan bilgiler edinip bana aktarıyor. İnsanlar yaşadıkça
birçok sorunla karşılaşıyor. Ben çok hızlı yaşıyordum, çok
yük almıştım. Şimdi bu yükleri azaltmaya çalışıyorum.
Seyahatlerde sorun çekiyor musunuz?
Önümüzdeki günlerde ABD'ye gideceğim, sorun olur mu diye
rüyalarıma giriyor. ABD artık çok hassas. Doktorumdan
diyabetli olduğuma dair rapor alarak elçiliğe göndereceğim,
yoksa ensülin iğnelerimle ilgili sorun çıkabilir.
'Yeter Anne' adlı TV dizisinde
oynuyorsunuz. Haftada kaç gün çekime gidiyorsunuz?
İki üç gün gidiyorum. Çok keyif alıyorum, Dizide çok güzel
bir ekiple çalışıyorum. Haftada dört beş oyun oynuyorum.
Zaman kalmıyor. Bu arada yaşadıklarımı komik yönüyle
anlatan, arada çok komik şeyler de var tabii, bir 'stand up'
yapmayı düşünüyorum. Güleriz ağlanacak halimize misali hem
traji-komik, hem de komik şeyler var. Bir diyabetlinin
yaşadıklarını anlatarak bu arada insanları da bu konuda
bilinçlendirmeyi hedefliyoruz.
"Radikal Gaztesi'nden alınmıştır"
|